• Anıl Yetişen

Merhamet

Merhamet benim için acıya gösterilen şefkat anlamına geliyor.

Kapsayıcı, koruyan ve kollayan bir hal olarak görüyorum, merhameti.

Şefkat özverili sevgiyi ifade ederken, merhamet daha kapsayıcı geliyor.


Hocamın anlattıklarını hatırlıyorum.

Travma ve yaslardan sonra kişinin o öfkesini yaşaması gerekir.

Yaşanmamış öfke, kişinin kendisine, çevresine tüm dünyaya yönlenir.

Onun içindir ki şefkat çalışırken, bunun başka bir duygunun yerine geçmesi beklenmez, istenmez. Sağlıklı öfkesini bu şimdiye veya geçmişe yaşaması, dışa vurması beklenir, sağlıklı yollarla.


Şefkatin iyileştirici gücünden bahsediliyor. İnsan tek bir duygu, tutumdan ibaret değil.

Tüm duyguları bastırmadan, kalp açıklığıyla yaşamaya ve hissetmeye ihtiyaç duyan canlılarız. Daha önceden karşılaştığımız abartılı bir mutluluk dayatmasının yerini sanki şefkat alıyor gibi umarım öyle olmaz.


Şefkat, tüm her şeye yönelik, insanın kendisine, doğaya, hayvanlara, diğer insanlara, yaşadığı acı tatlı olaylara öfkesine ve hüznüne her duruma gösterilebilecek özel bir ilgi. Hayatla ve kendinle dost olmak. İçten bir dokunuş, özenli bir ilgi, nezaket dolu bir söz, bazen sadece susup kalmak.


Bazı kelimelerin dilimizde karşılığı daha zayıfken, bazı kelimelerinse (duyguların, ifadelerin) böyle inanılmaz kuvvetli, anlamından bile fazlasını karşıladıklarını düşünüyorum.

Merhamet gibi.


Merhamet benim için acıya gösterilen şefkat anlamına geliyor. Kapsayıcı, koruyan ve kollayan bir hal olarak görüyorum, merhameti.

Şefkat özverili sevgiyi ifade ederken, merhamet daha kapsayıcı geliyor.

Şefkat sıcak samimi içten bir dokunuşken, merhamet sıkı bir sarılma gibi benim için.


Bir hassasiyeti barındırıyor içinde, merhamet.

Sırf karşındakine acıma anlamından ayrışıyor olması bile onun saran bir tarafı olduğunu gösteriyor.


Çok yere açılıyor kapısı.

Çaresizliği çağrıştırıyor bende.

Çaresizliğe karşı o güven duygusunu ve görülmüşlük fark edilmişliği anımsatıyor.


Merhametli olmak diye bir hal, tutum var.

Öfkeli, kızgın, saldırgan, endişeli, heyecanlı gibi de değil üstelik.

Tüm bunlara, tüm insan hallerine merhametli olmak.


Büyüklük sende kalsın değil mesela merhamet etmek. Daha samimi.


Tam aradığım kapsayıcılığı merhamet de buluyorum ben.

Merhamet sevgiyi de, şefkati de, güveni de kapsıyor.


Merhametli olmak, empatiyi de barındırıyor içinde.

Duygusuna, hüznüne acısına eşlik etme hali.

Hiçbir zorlama olmadan ve beklenti içinde olmadan üstelik.


Dostluğu, içtenliği hissettiriyor bana.

Bencillikten arınmış, duru ve sade bir halle karşılıyor karşısındakini ya da kendini, belki de tüm insanlığı etkileyen bir felaketi.


Niyet eylemin efendisi ya hani. O niyeti hatırlatıyor bana merhamet.

Özel bir çaba göstermeden.

İçinde olduğu için derler ya hani.


İncitmeden gösteriyor sevgisini merhamet duyan sanki.

Bir üstünlük içine girmeden.


Nasıl ilgili bir hal.

Korkmuş birinin korkularından korkmayan bir hal, merhamet.

Korkacak ne var bunda demeden, korkusuna saygı gösteren bir hal.


İyileştirmeye çalışmak yerine acısıyla kalabilme cesaretini gösteren, güçlendirmeye çalışmadan zayıflığınla da yanındayım hissini uyandıran, yasına acısına büyük bir saygı duyma hali, merhametli olmak.

Elinden çekip götürmek, elinden tutup kaldırmak yerine, elinden tutup gitmek isteyene, kalkmak isteyene kadar yanındayım hali.


Özverili bir hal merhamet.

Bencillikten arınmış.

Umut var içinde sanki.

Hani en kötü mutlu oluruz güveni veren bir hal.


Başa gelen çekilir de demiyor merhamet gösteren. Başa gelse de buradayım der gibi.


Nazekatli ve zarif bir hali var, merhamet gösterenin.

Zayıflıkların, zorlukların, çaresizliklerin farkında ve bunların insan için olduğunun bilincinde.


Merhamet, içinde özveriyi de barındırıyor.

Merhametli insan deyince zayıflığı ve kusuru gören bilen ve kabul eden geliyor akla.

O yüzden merhamet bilgeliğin parlayan ışığı.


Merhamet öyle bir hal ki, kusurlarini sev ya da ört demez.

Kendini sevmeni şart koşmaz.

Yeni bir beklenti yaratmaz başarmak gereken. Kendinle dost olmanı, kendine arkadaşlık etmeni de beklemez. Merhametli olmak yeter.


Merhamet sadece bir acıma değil. Acırken acısına iyi gelme hevesi, isteği aynı zamanda.

Ahlanma vahlanma da değil üstünlük de yok merhamette.

Seni anlıyorum demeden anlama hali.


Kendisine karşı merhametli olan büyümüş olgunlaşmış bireylerden ancak bir teselli bulunuyorsa bulunuyor, bugün ve gelecek için ya da geçmiş acılar için.

Doğaya, insana, duygularına, kendi bedenine merhametle yaklaştığımızda ancak yaşama bilincine sahip oluyoruz.

Yaşama bilinci büyüktür hayatta kalma bilinci.


Merhamet bana,

sana nasıl davranılmasını bekliyorsan, başkalarına da öyle davran sözünü hatırlatıyor.



Şöyle bir tanımı var lugatta merhametin.

"Herhangi bir canlının acısını, kederini, mutsuzluğunu yüreğinde hissedip üzüntü duyma ve ona karşı yardım hisleriyle dolma, acıma.”


Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir diyor sanatçı, hani.

Acı büyük bir dönüştürücü diyoruz. İşte o zaman ama nasılın cevabını merhamette buluyoruz.

İşte merhamet:

Balıkçılar ağları onarmaya merhamet derler.


Ağ onarmak sabır işidir, zaman işidir, özen ve dikkat işidir, zahmetlidir.

Nakış, nakış, ilmek ilmek sandalyesinin başında yaralanmış ağları onarır balıkçı, yani merhamet eder.

12 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

İç ses