Çocuklar için akıllı saat nedir?

Teknolojinin hayatımıza kattığı nimetler saymakla bitmez. Hepimiz elimizin altında bulunan akıllı cihazlar ile yaşamımızı kolaylaştırıyoruz. Attığımız adımların sayısından, gitmek istediğimiz bir adresi girip oraya kolaylıkla ulaşmaya, evin sıcaklığını takip etmekten, aldığımız kalorileri hesaplamaya kadar bir çok sıra-dışı işi görmeye yarıyor elimizin altındaki teknoloji.

 

Çocuklar için de teknoloji kullanımı hızla yayılıyor. Biz telefon, tablet kullanım yaşı çok düştü, çocuklar ekran bağımlısı oluyor diye düşünürken, yeni bir moda ortaya çıktı; akıllı saatler. Ebeveynler arasında son zamanlarda akıllı saatler moda oldu. Aileler, çocuklarının güvenliği açısından bu saatleri tercih ettiklerini söylüyorlar. Diğer taraftan bu saatlerin hem teknik olarak hem de çocukların gelişimleri açısından tehlikeleri tartışma konusu. Ben de merak edip biraz inceledikten sonra üzerine mesleki bilgilerim ile değerlendirme yapmak istedim.

Ebeveynler haklı olarak bugünün dünyasında çocuklarının güvenliği ile ilgili tedirginler ancak bu takip cihazları yeni ve farklı bir sorunun habercisi, çocuğun gelişimi önünde bir engel olabilir mi?

Danışmanlık verdiğim aileler tarafından akıllı saatlerin kullanımı ile ilgili sorular ile karşılaşmaya başladıktan sonra biraz teknik inceleme yaptım ve öğrendim ki akıllı saatler, çocukların bileğine takılan küçük bilgisayar, telefon gibiler. Çoğu akıllı saat, çocukların arama yapmasına ve aranmasına izin veren ve mesaj gönderip alan bir akıllı telefona (ailelerin kullandığı telefona) bağlanabiliyor. Genellikle akıllı saatlerde mikrofon ve hoparlör bulunuyor. Bazılarında kamera bile var. Ebeveynler telefonlarına bağlı bulunan, çocuklarının kollarındaki akıllı saatler aracılığı ile çocuğun konum bilgisini takip edebiliyor hatta ortam dinlemesi bile yapabiliyorlar, hatta çocuğun bulunduğu ortamın fotoğrafını kendi kullandıkları telefon aracılığı ile çekip, görebiliyorlar.


Çocuklar için smartwatches'de GPS izleyici ve takibi bulunuyor. Bu izleyiciler, ebeveynlerin çocuklarının nerede olduğunu bilmelerini sağlamak için, böylelikle aileler, çocuklarının güvende olduğunu takip ederek bildiklerini söylüyorlar. Ancak kullanımının çocukların güvenlik takibinden bir adım öteye gitme ihtimali olabilir.


Çocuklar ile iletişime geçebilmek, haber almak, güvenliğinden emin olmak için hayatlarına soktuğumuz cep telefonları sonrasında onları ne kadar güvende tutabildiğimiz büyük bir soru işareti. Onları güvende tutmak isterken bir takım yeni güvenlik tehditlerinin ellerindeki telefonlar ile üzerlerinde gezdiği bir gerçek. Yine benzer şekilde aileler, çocuklarının telefonlarını, mesajlarını, girdikleri siteleri takip etmelerinden yaşanan kaotik durumların içine girdikleri oluyor.


Akıllı saatler bir çözüm mü yoksa yeni ve farklı bir sorunun habercisi mi diye düşünürken danışmanlık verdiğim bir aile geçen gün bana çocuğunun telefonuna bağlanarak nasıl dinleme yaptığını, cep telefonundan çocuğun akıllı saatine bağlanarak nasıl fotoğraf çektiğini uygulamalı olarak gösterdikten sonra üzerine düşüncelerimi sorduğunda, çocuğun sürekli izlendiği fikrinin zihnine kazınabileceğini ve bunun temel güven duygusunu zedeleyebileceğini ve bunun gelişiminin önünde engel olabileceğini  söyledim. Daha sonra şunu merak ettim. Bu ne şekilde devam edecek? 7 yaşında veya 10 yaşında akıllı saati aracılığı ile takip etmeye başlayan aileler için bu durum 17 yaşında 20 yaşında bir alışkanlık olarak kalacak mı? Ebeveynler bu konuda kendilerini ne kadar kontrol edebilecekler? Her dakika ortam dinlemesi yapacak, çocuklarının her adımını takip mi edecekler? Ve en önemlisi bu durumda çocuk dünyaya ve kendisine nasıl güven duygusu geliştirecek. Bir durumdan dolayı çocuğunun akıllı saatinden istenmeyen bir davranış ile aile uyarıda bulunduğunda çocuk her hareketinde cezalandırma korkusu ile dünya ile nasıl ve ne şekilde bağ kuracak?


Aileler ile çalışırken en temel söylediğim şey çocuklarına güven duygusu aşılamalarını sağlamaları. Böylelikle çocuk zorluklarla karşılaştığında, kendini tehlikede hissettiğinde veya hatalı bir davranışta bulunduğunda bunlar ile başa çıkabilmek için rahatlıkla güvenlik üssüne yani ebeveynlerine başvurabilmelidir. Çocuk dünyayı keşfedecek, kendini tehlikelerden korumayı öğrenecek, diğerleri ile iletişime geçecek ve tüm bunları yaparken ailesinin kendine güvendiğine yönelik inanca ihtiyaç duyacaktır.


Ebeveynler çocuklarının güvenliği nedeniyle bu akıllı saatleri tercih etmeye başladılar. Ancak akıllı saat kullanan çocukların daha az güvende hissedebileceği gerçeğini göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Koruyucu ebeveynlerden, helikopter ebeveynlere geçiş yaptığımız 21. yy'da şimdi daha fazla kontrol etme arzusu bulunan aileler için  yeni bir tanım bulmamız gerekebilir.


Çocuklar açısından durum
Özellikle çocukluk döneminde güvenlik hissi özerklik ile birlikte kazanılan bir yapıdır. Çocuk ebeveynin ona ne kadar güvendiğini ailesinin gösterdiği tutumlarından bilebilir ve dünyaya karşı da ailesinden gördüğü kadar güven duyar. Çocukların fiziksel güvenliği için her ne kadar bu saatler ihtiyaç olarak görülse de çocuğun gelişimi için özellikle güven duygusunun gelişimi için  engel gibi duruyor. Çocukların ebeveynlerinin takibinde olduklarını bilmeleri onları güvende hissettirmek yerine daha kaygılı ve güvensiz hissetmelerine neden olabilir. Çocuklar erken yaşlardan itibaren, ebeveynlerinin gözlerinin üzerlerinde olduğunu, takip edildiklerini hissetmeye başlıyorlar. Özellikle ortam dinlemesi yapan ebeveynler çocuklarının yanlarında olmadıkları zaman bile onların nasıl davrandığını bilerek onları ifade vermeye zorlayabilir.

 

Akıllı saatlerin özellikleri ile ilgili teknik olarak yapılan bir takım uyarılar mevcut.
Avrupa'daki bazı kuruluşlar, çocuklar için yapılan akıllı saatlerin aslında çocukları daha az güvende hissettirdiğini ve teknik olarak da çocukların güvenliğini tehdit ettiğini söylüyorlar.
Bu saatlerden bazıları ebeveynlerin dışındaki kişilerin de çocukların nerede olduğunu izlemelerine izin verebileceği gerekçesi ile güvenlik tehdidi ile karşı karşıya. Ayrıca ebeveynlerin dışında başkalarının da çocuğa mesaj göndermesine olanak sağlayabileceğinden endişe duyuluyor. Bu saatler ile ilgili ciddi tehlikelerden biri de mikrofonlarını veya kameralarını açıp birisinin çocuğun yaptığı her şeyi izlemesine ve dinlemesine izin vererek uzaktan kontrol edilebilir olması.  Bu saatlerden kullanan çocukları izlemenin ve dinlemenin kolay olduğu konusunda özellikle uyarılarda bulunuluyor.

Avrupa Komisyonu (AK) - Avrupa Birliği için yasalar önermekten sorumlu grup - akıllı saatlerin kontrolünün dışarıdan başka kimseler tarafından da ele geçirebileceğini ve bunun çocukların güvenliği ile ilgili sorun teşkil edeceğini söyledi.
Birisi isterse, çocuğun kolundaki akıllı saati istediği numaradan arayabilir; telefonundan mesaj toplayabilir; saatin çocuğun ebeveynlerine yanlış GPS konumlarını göstermesini bile sağlayabilir gibi farklı açılardan güvenlik uyarıları gelmeye devam ediyorken, akıllı saat üreten şirketler güvenli olduğunu ve bu tür tehlikelerin bulunmadığını açıklıyorlar.

Belkide bu nedenlerden dolayı Almanya'da çocuklara bu akıllı saatlerden satılması yasaklandı.
Bir çok avrupa ülkesinde de bu saatlerin satışı yasaklanmakla birlikte satılan saatlerin de geri toplatılması söz konusu. Ülkemizde ise akıllı saatlerin satışı ile ilgili bir kısıtlama yok. Ancak ailelerin çocukların güvenlikleri için gösterdikleri hassasiyetle birlikte psikolojik gelişimleri üzerinde oluşabilecek olumsuz etkileri göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.