Hangi Durumlarda Çocuk Psikoloğuna Başvurmalısınız?
Ağaçlar Asma

Başlıklarla, ilgili durumlar;

Çocuğum bana vurmaya  başladı,

Kardeşi doğduktan sonra  davranışları değişti,

Çocuğumla iletişime geçemiyorum,

Sürekli okuldan şikayet ediyorlar,

Televizyonun/bilgisayarın başından kalkmıyor,

Hamileyim çocuğuma nasıl söylemeliyim? Kıskanır mı?

Çocuğum bilmesi gereken renklerin isimlerini bilmiyor,

Sürekli ağlıyor,

Karanlıktan korkmaya başladı,

Boşanmak üzeriyiz çocuğum etkilenir mi?

gibi şikayetleriniz/sorularınız var ise çocuk danışmanlığına ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz.

Gelişmekte olan günümüz dünyasında dünyaya gelmekte olan çocuklar son derece şanslıdır. Bunun en büyük kanıtlarından biri bir önceki kuşaklardan duyduğumuz bizim zamanımızda var mıydı bunlar sözleri olabilir. Artık dünyaya gelmek üzere olan bebeklerin anneleri, hamile kaldıklarını öğrendikleri andan itibaren onların gelişimlerine yönelik faaliyetlere bebek anne karnındayken başlamaktadırlar. Yayınlanan araştırmalar, anne-çocuk dergileri, internet web sayfaları adeta çocuk gelişimleri ile ilgili bilgiler ile donatılmış durumdadır. Anneler bu sayede bebek doğmadan başlayarak çocukluğun ilk yıllarına kadar kendilerini nelerin beklediğini öğrenmektedirler.

Anneler çocukluk dönemlerinde bir çocuk psikoloğuna başvurma ihtiyacı duyabiliyorlar. Bazen çocuğu ile etkili iletişim yollarını aramak için bazen gelişimi hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için bazen ise çocukluk yıllarında fark edilen bir takım bozukluklardan dolayı çocuk psikoloğuna ihtiyaç duymaktadırlar. Günümüz dünyasında beden ve zihin arasında etkili bir bağ olduğu bilinmektedir. Kabul gören görüşlere göre insan kişiliğininin %80-85′ i 0-6 yaş arasında şekillenmektedir. Bu açılardan baktığımızda çocukluk döneminde yapılan çalışmalar ve psikolojik takip aslında ileride oluşabilecek birçok bozuklukların önüne geçmektedir. Bugün birçok tanı grubunda çocukluk dönemi erken teşhisin öneminden bahsediliyor. Çocukluk dönemine ilişkin, çocuğun gelişimsel takibinin ve bir uzmandan yardım alınmasına ilişkin iyi de bir deyim var “ağaç yaş iken eğilir”.

Biz bir problem ile karşılaşıncaya kadar bir uzmana başvurma ihtiyacı duymayız. Ancak çocuk psikolojisi, fizyolojisi kadar önemlidir. Bebeğimizin aşılarını aksatır mıyız? Ya da çocuğumuz ateşlendiğinde ne kadar kaygılanırız? Hastalanmasın diye korur kollarız. Unutulmamalıdır ki psikolojik süreçlerine ilişkin olarak da bu takibin ve hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir. Onun dünyasını anlamak, onun psikolojik açıdan sağlıklı bir birey olabilmesi adına gereklidir. Bebeklik, çocukluk ve ergenlik bu üç gelişim dönemi boyunca aileler bu konunun uzmanı olan çocuk psikologlarına ihtiyaç duymaktadırlar. Bu gayet olağan bir süreçtir. Çocuğunuzun birey olma yolunda adım adım tırmandığı gelişim basamaklarına hakim bir uzman bu süreçte karşılaşabileceğiniz güçlüklerde kolaylık yaşamanız açısından size kılavuzluk edecektir. Yahut çocukluk döneminde fark edilen bir bozukluk da erken tanı konması dolayısı ile hızla ilerleme kaydetmenizi sağlayacaktır.


Aile çocuğun en temel süreçlerinden biri olan güvenlik ihtiyacına hizmet eder. Bazen aile içinde yaşanan süreçler çocuğun psikolojisini de etkileyebilmektedir. Bunlara örnek olarak; şiddetli tartışmaların olduğu aile yapısı, boşanma süreci, ebeveyn kaybı, kardeş kıskançlığı, yoğun çalışan anne-baba, hastalıklar vb. süreçler gösterilmektedir. Aile ile ilişkili çevresel faktörler olarak da; okul-şehir değişikliği, okula başlama, kazalar travmalar da sürece dahil edilebilir. Bu ve benzeri durumlarda çocukta aile içi uyum problemleri gözlenebilmektedir. Bu durumların çocuğa zarar verip vermediği, yaşantısını nedenli etkilediği ve ne gibi psikolojik destek sağlanabileceği çocuk ve aile psikoloğundan danışmanlık alınarak sağlanabilir.


Bir çocuk psikoloğuna başvurabileceğiniz süreçlerden bazıları; dikkat eksiklikleri, hiperaktivite bozuklukları, yaygın gelişimsel bozukluklar, tikler, kekemelik, kaygı bozuklukları, gece korkuları, yalan söyleme, cinsel sorunlar, masturbasyon , çalma ,kardeş kıskançlığı, içe kapanıklık, otizm, down sendromu, zeka gerilikleri , konuşma bozuklukları, öğrenme bozuklukları gibi sıralanabilir. Bu durumda da gene çocuk psikoloğu gerekli aile bilgilendirilmesinin yapılması ve çocuk ile ilgili çalışma biçimlerinin belirlenmesi ve uygulanmasından yetkilidir.


Aileler çocuk yetiştirme serüvenleri esnasında çeşitli nedenlerden dolayı bir çocuk ve ergen danışmanına ihtiyaç duyabiliyorlar. Çocuğun içinde bulunduğu çevresel durumlar, kendi psikolojik gelişimi ve gelişimsel nedenlerden dolayı çocukluk döneminde bir takım problemler ortaya çıkabiliyor. Aileler bu durumlar karşısında neler yapacağını bilemezse bu durum uzun sürebiliyor. Ancak bir uzmana başvurmaları, onların problemler karşısında izleyecekleri adımları belirlemelerini sağlamakta ve bu süreci en iyi şekilde sonuçlandırmaktadır. Bugün çoğu aile çocuklarında karşılaştığı problem davranışlardan dolayı uzmanlara başvurmaktadır.

Unutulmamalıdır ki problemler aynı da olsa çocuklar biriciktir. Hepsinin kendine has özelliği vardır. Bu yüzden çocuklar ile çalışırken aşağıdaki ve benzeri davranış değişimleri karşısında çocuğun kendi dünyası iyi analiz edilmelidir. Çocuk Psikoloğunun öncelikli bakışı onun dünyasını anlamaktır. Çocuğun dünyasını anlayan ve onun dünyasını açması için olanak sağlayan danışman/terapist, sonrasında bu davranışların nedenlerini araştıracaktır. Bu süreçte aile ile yapılan düzenli görüşmeler; hem desteklenmesi gereken sürecin aile ile ortaklaşa yürütülmesi hem de sürecin çocuk tarafından ortaya çıkartılması için gereklidir. Çocuk, danışan, aile üçgeninde gerçekleşen bu sürecin en iyi sonuç vermesi için iş birliği oldukça önemlidir.