top of page

Anda Kalma

The bestthingin life isCOFFEE. (1).jpg
Anda Kalmanın Gücü
​
Zihnimizdeki düÅŸünceler %20'ye yakın bir oranda ÅŸimdiye aittir.
Büyük bir kısmı %42 geçmiÅŸ düÅŸüncelere, %38'lik kısmı ise gelecek planlarına aittir.
YaÅŸam anların toplamından ibaret, zihnim ve bedenim andan duyum ve mesajlar taşıyor ve bunlara cevaplar veriyor. 
​
21. yy moda kelimesi anda kalma. Åžimdilerde paylaşımlarda, videolarda, çok satanlarda.. Kökleri çok eskilere dayanan bir kavram anda kalma, sadece yeni ihtiyaç duymaya baÅŸladık..
​
Anda kalma kökü doÄŸu felsefelerine, yani çok eskilere dayanan bir kavram. Yeni olan ise sistem çarkları arasında ezilirken bir yandan kendi doÄŸamıza yabancılaşıyor olmamız. Bu yenilik bizi retorik olarak eski, kökümüze dayanan ihtiyaçlara doÄŸru usul usul götürüyor.
Öze yolculuk..
​
21. yy baÅŸları kiÅŸisel geliÅŸim ve üst kültür dayatmaları mutlu olmalısın, içini kimseye açmamalısın, en güçlü sensin, asla yılma, vazgeçme, düÅŸmek yok, yeniden dene, mutsuzluÄŸu unut dayatmaları ile zihnimizde bir iç ses oluÅŸturdular. Eee sisteme yılmayan ve vazgeçmek istemeyen insanlar lazım oldu. Ancak götürüsü getirisinden aÄŸar oldu. Verimlilik düÅŸtü. Antidepresan kullanımı tavan yaptı. Plaza yaÅŸamında depresyon,  tükenmiÅŸlik, mobbing kaynaklı iÅŸ gücü kaybı %30'lara dayanmış durumda. Bu sistemin asla istemeyeceÄŸi bir durum! Çünkü iÅŸ gücü kaybını beraberinde getiriyor. Aynı zamanda bu insan doÄŸası için pek uygun olmayan, insan ihtiyaçlarını gözetmeyen bir durum.
Farkındaysanız kiÅŸisel geliÅŸimin dili bir anda, ÅŸefkate, anda kalmaya, kucaklamaya, kabule, sebata, gözleme, onaya dönmeye baÅŸladı. DoÄŸu öÄŸretilerinin dilinin etrafımıza bu ÅŸekilde yayılmış olması sizce rastlantı mı? 
Ä°nsan ihtiyaçları ekonomiye, sosyolojiye, psikolojiye, teknolojiye 50.000 yıldır yön vermektedir. Bu yüzyılda insanın en büyük ihtiyacı anda kalma. Çünkü henüz ışınlanmayı baÅŸaramadık.
​
Metrodaki Kemancı ....

SoÄŸuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca 6 Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoÄŸu iÅŸe yetiÅŸme telaşındaki yaklaşık bin kiÅŸi kemancının önünden geçip, gider...

Kemancı çalmaya baÅŸladıktan ancak 3 dakika kadar sonra, ilk kez orta yaÅŸlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaÅŸlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduÄŸu yere yetiÅŸmek üzere yine hızla yoluna devam eder.

Kemancı ilk 1 dolar bahÅŸiÅŸini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduÄŸu kaba atarak, hızla geçer, gider.
Birkaç dakika sonra, bir baÅŸka adam duraklayıp, eÄŸilerek dinlemeye baÅŸlar ancak saatine göz attığında iÅŸe geç kalmamak için acele ettiÄŸini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.

En fazla dikkatle duran ise 3 yaÅŸlarında bir oÄŸlan çocuÄŸu olur. Annesinin çekiÅŸtirmelerine raÄŸmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiÅŸtirerek çocuÄŸu yürümeye zorlar. OÄŸlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peÅŸinden gider. Buna benzer ÅŸekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaÅŸtırılırlar.

Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kiÅŸi, çok kısa bir süre durur. 20 kiÅŸi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiÄŸinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduÄŸunu fark etmez, alkışlamaz...

Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduÄŸunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz...

Oysa Joshua Bell'in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston'da verdiÄŸi konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı...

Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell'in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereÄŸi kurgulanmıştır. Sorgulanan ÅŸeyler ÅŸunlardı...

Sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliÄŸi algılayabiliyor muyuz? 
Durup ondan keyif alıyor muyuz? 
Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz?

Bu deneyden çıkarılacak kıssadan hisse ise; dünyanın en iyi müzisyeni, dünyadaki en iyi müziÄŸi çalarken, önünde durup, dinleyecek bir dakikamız dahi yoksa, baÅŸka neleri kaçırıyoruz acaba.
​
​
Anda Kalma Önündeki Engeller
​
Zihnin geviÅŸ getirme haline, sürekli aynı ÅŸeyleri düÅŸünmesine ruminasyon, dinamik yeni algı ve duyumlara açık olan haline ise regülasyon hali denir. Zihnin ruminasyon yani sızmış hali kontrolden çıkmış, otomatikleÅŸmiÅŸ ve bir sürü gereksiz ve iÅŸlevsiz duygu ve düÅŸünceyi sürekli döndürür. Çünkü dümende kaptan (siz) sızmışsınızdır ve yelkenliniz rüzgarı hangi yönden alıyorsa ona göre savrularak hareket etmektedir. Ruminasyon halinden çıkmak anda kalmaya dönmek öncelikle rotadan çıkmamak için önemlidir. Yoksa yol bu, fırtına da olacak, süt liman da, ancak bir fırtınaya uykuda yakalanmak istemeyeceÄŸiniz gibi, ufukta romantik bir gün batımı manzarasını da dümende sızıp kaçırmak istemezsiniz diye düÅŸünüyorum. 
Otobüs durağında veya arabanızın direksiyonundasınız, eve yürüyorsunuz veya mutfakta yemek başındasınız. Kendinizi ne zaman baÅŸladığını bilmediÄŸiniz bir zihin meclisi içerisinde kimi zaman savunma yapan, kimi zaman suçlayan, kimi zaman yargılayan kimi zaman savunan hallerde bulduÄŸunuz anlar, zihninizin geviÅŸ getirme, kısır döngü halinde düÅŸünceleri tekrar tekrar düÅŸenme halinde bulduÄŸunuz zamanlar vardır. Bir düÅŸünce zihinde belirir ve zihniniz o düÅŸüncenin üzerine onlarca ekleme yapar. Siz bunun baÅŸladığı ve bittiÄŸi anı bile fark edemeyebilirsiniz. Duruma iliÅŸkin bir iç huzursuzluk hissetmeye baÅŸlarsınız. Sonra yaÅŸam içinde bu durumdan kendinizi savunmak için, kendiniz ile kalmamaya gayret edersiniz. Çünkü kalırsanız, zihniniz size fenalık edecek, istenmeyen duygu ve düÅŸünceleri zihninize getirecek ve canınızı acıtacaktır.
​
​
YaÅŸam ile senkron olmak ve hayatı kaçırmamak için zihni uyandıralım ve anda kalmayı hatırlayalım.
​
bottom of page