Mindfulness

Zihnimiz çoğunlukla geçmişi değerlendirme ve geleceği planlama ile meşgul olmaktadır. Bir iş yaptığımız an’da, arkadaşımız ile konuşurken,  güzel bir manzaranın karşısında iken, yürüyüşe çıktığımızda, sabah kahvaltısında, zihnimizden çeşitli düşünceler geçmektedir. Akşam gelecek misafirler için ne yapmalıyım, geçen gün kardeşim benim hakkımda neden öyle düşündüğünü söyledi, çocuğum okulunda huzurlu mu, öğle arasında ne yesem, son ödeme tarihi geçen kredi kartımı nasıl halledebilirim, hafta sonu gideceğimizi söylediği yere ne tür bir hazırlık yapabilirim gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Gün içerisinde hepimizin zihninden akan bu düşüncelerin bazısı bilinçli veya bilinçdışı olarak aklımıza takılıp kalır. O an her ne yapıyorsak aklımızda olan bu düşünceden dolayı dikkatimizi, yaptığımız her ne ise ona veremeyiz. Bir şekilde an’ı yaşamayı, hayatın akışı içerisinde ‘şimdi ve burada’ olmayı kaçırırız. O an hissedebileceğimiz, o an düşünebileceğimiz, o an bizim için önemli olabilecek her duygu-düşünce-yapmamız gereken bir iş; zihnimizde ya düne ya da yarına ait olan düşünce ve bu duruma ilişkin hissettiğimiz duygular tarafından engellenir.

 

 

Mindfulness, ben’ e dair her ne var ise onu kabul etmene aracılık eder.  Kendi duygularının ve düşüncelerinin ne olduğunu ve bunu nasıl kabullendiğini fark etmeni sağlar. Bilincin farkındalığıdır. Anda olanın farkındalığıdır. Derin duyumların, düşüncelerin ve duyguların ve de bedenin farkındalığı ile kabulü destekleyerek ancak mümkün olabilecek, benliği birleştirici bir görevi vardır.

Bilinçli farkındalık çalışmaları 5 duyu organlarından gelen mesajlara dikkatimizi yöneltmemizi sağlamaktadır. Çünkü duyumlar andan sinyaller taşırlar. O an duyduğumuz, o an gördüğümüz, o an hissettiğimiz, o an tattığımız, kokusunu o an aldığımız duyumlar an’dan mesajlardır.  Yaşadığımızı hissetmenin başka bir yolu var mı ?

21. y.y. başlarında popüler psikoloji, kişisel gelişim, pozitif psikoloji gibi kavramlar bize mutlu olmalısın, başarmalısın, güçlüsün gibi dayatmalarda bulundular. İnsan duygu-doğasında mutluluğun olduğu kadar üzüntünün de, başarının olduğu kadar başarısızlığın da, iyiki lerin olduğu kadar ne yazıkkilerin de olduğunu görmezden geldiler. Tek tip olmalıydık, içimiz kan ağlasa da yüzümüz gülmeli, mutsuz olsak da mutlu gözükmeliydik. Bunun insan psikoloji açısından hem doğru olmayan hem de zararları faydalarından daha çok olan bir durum olduğu hızla fark edildi. Böylelikle günümüz yaklaşımları, insan duygu ve düşüncelerinin değişken durumunu insanın kendisinin kabulüne dayalı çalışmalar gerçekleştirmeye başladılar. Duygularımıza, düşüncelerimize, beden duyumlarımıza eşlik ederek anda onlarla kalmak, onlarla birlikte olmak, onlara bilincimizi yönlendirmek bize yeni bir yol sunmaktadır. İşte bilinçli farkındalık yaklaşımı da, bilincimizi anda kalarak, bizimle olmaya sevk eden, kabullenici bir anlayışla şefkati kendimize vermemizi destekleyen bir anlayış geliştirmemize destek olmaktadır.

Yaşam anların toplamından ibaret. Elimizde olan ise yalnızca şu an.

Mindfulnness nedir ?

Bilinçli Farkındalık zihinsel becerileri destekleyen bir çalışmadır. Dikkatimizi an’a odaklamayı amaçlamaktadır. İç dünyamızda hissettiklerimizi, zihnimizden geçenleri yargılamadan kabul etmeyi içermektedir. Mindfulness egzersilerinin hayatımıza kattıkları 1973 yılından beri Harvard ve Massachusett gibi akademik alanlarda bilimsel olarak incelenmiştir. Egzersizler 5 duyuma dayanan, dikkati sadece o an hangi düşünce ve duygu varsa onda kalarak, an’a odaklanma becerilerini arttıran çalışmaları içermektedir. 10 dakikalık, 20 dakikalık ve 40 dakikalık gibi çalışmaları birlikte deneyimlerken, çalışmaların dışında kalan günlerde hayatına mindfulness egzersizleri ile 8 devam edeceksin.

 

Mindfulness, şimdiki an’da zihninden ve kalbinden her ne geçiyorsa onu kabul etmek ve geçip gitmesine izin vermektir.

images.jpg